Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5851 E. , 2021/805 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5851
Karar No : 2021/805
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … Sokak, No:… adresinde faaliyet gösteren davacıya ait işyerinin karşısında bulunan Fatih Polis Merkezi’ne yönelik olarak 10/08/2015 tarihinde gerçekleştirilen terör eylemi sonucu oluşan zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yapılan başvuru neticesinde, İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararıyla Kanun kapsamında uğranılan zararlara karşılık 18.000,00 TL tazminat ödenmesine karar verilmesi üzerine teklif edilen tazminat miktarının kabul edilmeyerek söz konusu komisyon kararının iptali ve toplamda 125.963,03 TL maddi zararın ve 20.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Mahkemesinin kararıyla; olayda, Fatih Polis Merkezi’ne yönelik olarak 10/08/2015 tarihinde gerçekleştirilen eylemin terör saldırısı olduğunun ihtilafsız olduğu, İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … Sokak, No:… adresinde faaliyet gösteren davacıya ait işyerinin hasar gördüğünün olay yeri tespit tutanağı ile de sabit olduğu, her ne kadar meydana gelen hasarın tespit edilmesi istemiyle davacı tarafından … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D.İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporların esas alınarak karar verilmesi gerektiği ileri sürülmekteyse de; anılan Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen ilk bilirkişi raporunda, ”dosya münderecatında, işyerinin eski hali hakkında yeterli ve doyurucu verilerin olmadığının görüldüğü, evveliyatı hakkında bilgi sahibi ve delil olmayan işyeri üzerindeki hasar ve maddi zararın belirlenebilmesi için, davacı tarafından, 2 ayrı firmadan alındığı anlaşılan tekliflerin irdelenmesi cihetine gidildiği, davaya konu olan işyeri içinde oluşan hasar ve deformasyonların giderilebilmesi için gerekecek olan bedelin, serbest piyasa fiyatlarına göre malzeme, nakliye, kdv ve işçilik dahil 98.900,00 TL olarak hesaplandığı” görüldüğünden, raporu hazırlayan bilirkişinin, zarar kalemlerini ve miktarlarını, yalnızca davacının beyanlarına (2 ayrı firmadan alına teklife) ve tahmine dayalı olarak tespit ettiği, tespiti yapılan hususların teyide muhtaç olduğu kanaatine varıldığından, davacıya ödenmesi gerekli tazminat miktarının belirlenmesinde, doğrudan söz konusu tespit dosyasında yer alan bilirkişi raporunun esas alınarak ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D.İş sayılı dosyasında bulunan ikinci bilirkişi raporunda; ”olay tarihinde işyerinde 2.096,94 TL mal olduğunun hesap edildiği, ancak malların zayi olup olmadığı hususunda bir tespit yapılamadığı, hasara uğrayan işyerinin günlük iş kaybının 106,54 TL olarak hesaplandığı” belirtilmişse de, 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanacak zararlar arasında muhtemel zararların bulunmadığı ve işyerindeki malların zayi olup olmadığı hususunda somut bir tespit yapılamadığı dikkate alındığında, anılan bu bilirkişi raporunun da esas alınarak ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığı, 10/08/2015 tarihinde Fatih Polis Merkezi’ne yönelik olarak gerçekleştirilen terör saldırısı sebebiyle davacının zararlarının tam olarak tespit edilemediğinin açık olduğu, komisyonca belirlenen 18.000,00 TL miktarın hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, bu durumda, davacının işyerindeki zarar için kendisine 5233 sayılı Kanun uyarınca İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararıyla ödenmesine karar verilen 18.000,00 TL miktarı üzerindeki maddi tazminat talebinin kabulüne olanak bulunmadığı, davacının manevi tazminat istemine gelince; manevi tazminatın, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracı olduğu, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirdiği, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı, belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek miktarın aynı zamanda duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerektiği, Mahkemece davacının manevi zararlarına karşılık olmak üzere 20.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarih olan 01/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararının iptali isteminin reddine, dava konusu 125.963,03 TL maddi tazminat talebinin 18.000,00 TL’lik kısmının davanın açıldığı tarih olan 01/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği hükümleri ve bu hükümlerin uyuşmazlık konusu olayda ne şekilde uygulanması gerektiğine ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; yetkili İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca davacının başvurusu ile ilgili olarak, yeniden yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde elde edilecek verilere göre davacının tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiğinden bu aşamada davacının tazminat talebinin karşılanmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle … İdare Mahkemesince verilen kararın manevi tazminata hükmedilmesine yönelik istinaf başvurusunun reddine, davacının başvurusunun İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararının iptali ile maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, işlemin iptaline, tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ve işlemin iptaline ilişkin kısımlarının onanması gerektiği, ancak maddi tazminat istemine yönelik karar verilmesine yer olmadığı yolundaki kararının İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olduğu, ilgili hüküm gereği Bölge İdare Mahkemesi tarafından esas hakkında karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; … Sulh Hukuk Mahkemesi hasar dosyasında, iş yerinin eski hali hakkında yeterli ve doyurucu bilgi olmadığı, davacının beyanına dayalı 2 ayrı firma teklifi irdelenerek oluşturulduğu, Kaymakamlık incelemesinde 2 inşaat mühendisinin de bulunduğu ve daha sağlıklı olduğu, iş yerindeki malların zayi olduğun hakkında dosya kapsamında tespit olmadığı, iş yerlerindeki malzemelerin zayi olduğu kabul edilse bile malların son kullanma tarihleri vs. hakkında bilgi olmadığı, olayda manevi tazminat ödenmesini gerektiren bir durum olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar vekili tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ve maddi tazminata ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının onanması, Manevi tazminat yönünden ise mahkeme kararındaki manevi tazminat gerekçelerinin davacı tarafından talep edilen manevi tazminata ilişkin talebin karşılığı olmadığı, davacının manevi tazminat talebine yönelik olarak tazminatın şartlarının oluşmadığından manevi tazminat yönünden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A-) TEMYİZE KONU KARARIN DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE VE MADDİ TAZMİNAT TALEBİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KISMI YÖNÜNDEN İNCELENMESİ:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın işlemin iptali ve maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B-) TEMYİZE KONU KARARIN MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN KISMI YÖNÜNDEN İNCELENMESİ:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, meydana gelen terör saldırısı sonucu iş yerinde meydana gelen hasarın tazmini amacıyla 5233 sayılı Kanun kapsamında Zarar Tespit Komisyonuna yapılan başvurunun kısmen reddi üzerine işlemin iptali ve olay tarihinden itibaren maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan ilgililerin ileri sürdükleri manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanunun öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal incelemenin yapılarak, manevi tazminat için koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu olayda; davacının terör saldırısı sonucu zarar gören iş yerinde tüm aile fertleri olarak birlikte çalıştıkları için, ailece yaşadıkları sıkıntılı günlerin ve emeklerinin zayi olmasından kaynaklı üzüntülerine karşılık olarak manevi tazminat istendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda, terör sebebiyle mal varlığına (iş yerine) verilen bir zarar söz konusu olduğu ve 5233 sayılı Kanun gereği mal varlığı zararının tespit edilen kalemler kapsamında ödeneceğinin açık olduğu, olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminata karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesinin … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının; dava konusu işlemin iptaline ve maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 02/03/2021 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.