YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12735
KARAR NO : 2015/336
KARAR TARİHİ : 13.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Daha önce 5.Hukuk Dairesinin 2012/37 Esas-2012/6857 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda, 450,10 m²’lik arsa vasfındaki taşınmazın 343/2688 payının diğer hissedarına yapılan satışı emsal alınmak suretiyle değer belirlendiği, hissedarlar arasında yapılan bu kadar küçük bir pay satışının gerçeği yansıtmayacağı ve yanıltıcı sonuçlara götürebileceği gerekçe gösterilerek mahkeme kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bu defa, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarından olmakla birlikte ancak tüm araştırmalara karşın el atılan taşınmazın bulunduğu il veya ilçede uygun emsal bulunmaması halinde, benzer özellikte olması kaydıyla, emsalin civar il ve ilçelerde yer alan taşınmazlar arasından seçilebileceği hususu dikkate alınmaksızın … gibi gelişmiş ve taşınmaz alım satımının çok olduğu bir ilçede uygun emsal bulunamayacağının kabulü mümkün bulunmadığından, bilirkişi kurulunun raporunda emsalin komşu ilçe …’dan seçilmiş olması ve buna göre değerlendirme yapılması,
2-Kabule göre de;
a)Taşınmazın değeri tespit edilirken incelenen emsalin imar parseli olmasına karşın dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanunu’nun 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekir. Bu itibarl a dava konusu taşınmazın dava
tarihi itibariyle, hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen emsalin ise satış tarihi itibariyle imar parseli olup olmadığı ilgili tapu müdürlüğü ve belediye başkanlığından sorulup araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması,
b)2942 sayılı Yasa’nın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Buna göre dava konusu taşınmaz ve emsallerin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin ilgili belediye başkanlığından 2012 yılı itibarıyla getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c)Yine incelenen emsalin değerlendirmeye esas alınan satışına ilişkin alıcısını, satıcısını ve satış bedelini gösteren tapu kaydı ve resmi satış akit tablosunun onaylı örneğinin ve tapu kayıt örneklerinin tapu müdürlüğünden getirtilip emsalin dava konusu taşınmaza uygunluğu denetlenmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.