YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41830
KARAR NO : 2015/34151
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde dökümü yapılan senetler ve 2 adet satış sözleşmesinden dolayı davalılardan alacaklı olduğunu, davalıların borcunu ödememesi üzerine başlattığı icra takibine davalılar tarafından haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı borçluların adreslerinin … olduğu, her iki borçunun da icra dairesinin yetkisiz olduğundan bahisle yetki itirazında bulundukları, davalı …’nın taksitli satış sözleşmesinde asıl borçlu olup, adresi itibariyle icra takibinin …’da yapılması gerektiği gerekçesi ile davalı … hakkında açılan davanın reddine; diğer davalının sözleşmeyi müteselsil borçlu olarak imzaladığı, şahsi teminat verilen hallerde asıl borçluya başvurulmadan ve tahsil edilmeme hali gerçekleşmeden kefilden borcun tahsilinin istenemeyeceği gerekçesi ile davalı … hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalı … yönünden temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, taksitli satış sözleşmesi ve satış sözleşmesine istinaden düzenlenen senetler nedeni ile davalılar hakkında başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK.’nun 73.(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden davacı alacaklının seçimine göre, icra takibi hem genel ve hem de özel yetki kuralı gereği alacaklının ikametgahında başlatılabilir. Para alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemi ile açılan eldeki davada, alacaklının ikametgahında başlatılan takip ve devamında açılan itirazın iptali davasının yetkili yargı yerleri önünde ikame edildiği, bu halde işin esasına girilerek neticesine göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … yönünden temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 harcın istek halinde iadesine, 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.