YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27664
KARAR NO : 2015/34111
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan değişik tarihlerde kredi kullandığını, bu işlemler nedeniyle kendisinden komisyon bedeli adı altında kesinti yapıldığını, yapılan 4.796,90 TL lik kesintinin 6.954,44 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 11.751,34 TL’nin tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, ve % 20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile icra takibine vaki itirazın 4.796,90 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine fazlaya ilişkin istemin ve icra inkâr tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesi ile 4.796,90 TL’lik haksız kesintinin 6.954,44 TL işlemiş faizi ile birlikte 11.751,34 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle dava açmış, davalı ise kesintinin sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu, ayrıca ticari krediler yönünden mahkemenin görevsiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasında değişik tarihlerde imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Ne varki, dosya kapsamından hangi miktardaki kesintinin, hangi tarihli ve nitelikte krediye ilişkin olduğu dosya kapsamından tespit edilememektedir. Oysaki eksik incelemeye dayalı olarak hükmün tesisi mümkün değildir. Mahkemece, öncelikle uyuşmazlığa konu kredilere ilişkin sözleşme ve hesap özetleri ve varsa kesintilere ilişkin dekont ile birlikte taraflardan tüm delilleri ile varsa karşı delilleri sorulup alınmalı ve gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak, kesintilerin hangi tarihli kredilere ilişkin olduğu konusunda tüm şüpheler giderildikten sonra, sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir. Diğer yandan kredilerin ticari nitelikte olduğu dosya kapsamından anlaşılması halinde ise, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı Yasanın kapsamı dışında olduğu dikkate alındığında, bu krediler yönünden Genel Mahkemelerin görevli olduğu da gözetilmelidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Hal böyle olunca mahkemece, ticari krediler yönünden tefrik kararı verildikten sonra bu kredilere ilişkin uyuşmazlığa genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken, dava konusu kredilerin tümünün 4077 sayılı Yasa kapsamında olduğu kabul edilerek Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla yargılama yapılması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Bu nedenlerle eksik incelemeye dayalı karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, peşin alınan 327,67 TL harcın istek halinde iadesine, 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.