Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/35486 E. 2015/5355 K. 24.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/35486
KARAR NO : 2015/5355
KARAR TARİHİ : 24.03.2015

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 81/2. maddeleri gereğince 8 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2002 tarihli ve 2001/170 esas, 2002/158 sayılı kararının infazı sırasında, aynı dosyada sanık konumunda bulunan … ve ….’in kararı temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.02.2006 tarih, 851/1167 sayılı ilamı ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yasalar uyarınca değerlendirilmesi ve sanıkların eylemine uyan mala zarar verme suçundan CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma yapılması için bozulması üzerine, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay, 116/2-4 maddesi gereğince 1 yıl ve 151/1 maddesi gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 10.02.2009 tarihli ve 2006/669-2009/99 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 03.11.2014 gün ve …-105-35-…-2014-…/… sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.11.2014 gün ve 2014/…. sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
Dosya kapsamına göre;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı üzere sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için bozulmasından sonra hükümlü … hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak uyarlama yargısının konusu olabileceğinden hükümlü …’ın sanıklar … ve … hakkında yürütülen yargılama sürecine dahil edilerek birlikte yargılama yapılması,
2- Yargıtay 6. CD’nin 14.02.2006 tarih, 851/1167 sayılı ilamı doğrultusunda mala zarar verme suçundan CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma yapılmaması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesi uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmeden … 9 Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/617-1998/657 sayılı ilamı gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu, anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
30.05.2002 günlü kararın diğer sanıklar… ve… tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.02.2006 tarih, 851/1167 sayılı ilamı ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yasalar uyarınca değerlendirilmesi için bozulmasından sonra, Mahkemece tüm sanıklar hakkında duruşma açılıp, 10.02.2009 günlü kararın verildiği, bu kararın hükümlüye 08.02.2010 tarihinde Merniste kayıtlı adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleştiği ve kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmışsa da;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 gün, 2007/8-125 esas, 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada yargılanan sanıklar … ve …’e ilişkin ilk hükmün, bu sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından bozulması üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 10.02.2009 tarihli ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi de mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle … hakkında yeniden kurulan 10.02.2009 tarihli hükme yönelik konusu bulunmayan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.