Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/17764 E. , 2021/1260 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/17764
Karar No : 2021/1260
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu … Optik Sanayi Ticaret Limited Şirketi tasfiye edilerek ticaret sicilinden silindikten sonra defter ve belgelerinin ibraz edilmediğinden bahisle 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve 213 sayılı Kanunun 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin tasfiyesinin tamamlanarak terkini Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildikten sonra şirket hakkında 2012 ve 2013 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi için inceleme konusu dönemlere ilişkin defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin … tarih ve …-… sayılı yazıların davacıya 10/03/2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen aynı tarihli dilekçe ile tasfiyesi sona eren şirketin defter ve belgelerini ibraz etmeyeceğini bildirmesi üzerine, re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde ve 213 sayılı yasanın 355/1. maddesi uyarınca 2012 yılı ilişkin olarak kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketin ticaret sicil gazetesinde tasfiyesinin tamamlandığının ilan edilmesinden sonra kanuni temsilci olarak defterleri saklama ve sunma yükümlülüğünün bulunmadığı, Türk Ticaret Kanununun 82. maddesi uyarınca defterleri muhafaza ve saklama görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu, Mahkemece istenildiğinde gerekli incelemelerin yapılması için defter ve belgelerin ibraz edilebileceği, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Türk Ticaret Kanununda, “Belgelerin saklanması, saklama süresi” başlıklı 82. maddesinin 8. fıkrasında, tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtların on yıl süreyle sulh mahkemesi tarafından saklanacağı belirtilmiş, “Saklama zorunluluğu” başlıklı 290. maddesinde ise, tasfiye sonunda belgelerin ve defterlerin saklanması hakkında 82. madde hükmünün uygulanacağı ifade edilmiştir. Dava konusu olayda, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin 12/12/2012 tarihinde tasfiye sürecine girdiği, 10/02/2015 tarihinde tasfiye sonunun tescil edildiği, bu durumun 16/02/2015 tarih ve 8759 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği halde defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin 10/03/2015 tarih ve 1041-1042 sayılı yazıların şirket müdürü/tasfiye memuru olan …’ya 10/03/2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen aynı tarihli dilekçe ile tasfiyesi sona eren şirketin defter ve belgelerini ibraz etmeyeceğini bildirmesi üzerine, 2012 ve 2013 dönemine ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi ile re’sen tarhedilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle 213 sayılı Kanunun 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar Vergi Usul Kanununun 253. maddesine göre, defter tutmak mecburiyetinde olanların tuttukları defterleri ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecbur oldukları belirtilmiş ise de, tasfiye sürecinin tamamlanarak ticaret sicilinden silinmesi nedeniyle ortada tüzel kişilik kalmadığından defter ve belgeleri kimin muhafaza edeceğiyle ilgili Vergi Kanunlarında bir düzenleme de bulunmamaktadır. Belirtilen mevzuat hükümlerine göre davacının defter ve belgeleri ibraz yükümlülüğü bulunmadığından defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından inceleme için defter ve belgelerin Mahkemeye ibraz edebileceği belirtildiğinden, Mahkemece davacıdan defterlerin istenilmesiyle yapılacak incelemeye göre dava konusu cezalı katma değer vergisi tarhiyatının hukuka uygun olup olmadığı konusunda karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezaları yönünde ise; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla; davacılar tarafından, mücbir sebep olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde, bu defter ve belgeler davacıdan istenilip, defterlerdeki kayıtlar incelenip, bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi dairesinin görüşü ve saptamaları da alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenilerek, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararında belirtilen inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden Vergi Mahkemesi kararının vergi ve cezaya ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/02/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına, Tasfiye Halinde … Optik Sanayi Ticaret Limited Şirketi tasfiye edilerek ticaret sicilinden silindikten sonra defter ve belgelerinin ibraz edilmediğinden bahisle 2012/1-12 ve 2013/1-12 dönemlerine ilişkin olarak re’sen yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ve 213 sayılı Kanunun 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada verilen ret kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Ticaret Kanununda, “Belgelerin saklanması, saklama süresi” başlıklı 82. maddesinin 8. fıkrasında, tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtların on yıl süreyle sulh mahkemesi tarafından saklanacağı belirtilmiş, “Saklama zorunluluğu” başlıklı 290. maddesinde ise, tasfiye sonunda belgelerin ve defterlerin saklanması hakkında 82. madde hükmünün uygulanacağı ifade edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu olayda, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin 12/12/2012 tarihinde tasfiye sürecine girdiği, 10/02/2015 tarihinde tasfiyesi tamamlanarak tescil edildiği, bu durumun … tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği halde defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin … tarih ve …-… sayılı yazıların şirket müdürü/tasfiye memuru olan …’ya 10/03/2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen aynı tarihli dilekçe ile tasfiyesi sona eren şirketin defter ve belgelerini ibraz etmeyeceğini bildirmesi üzerine, 2012/1-12 ve 2013/1-12 dönemine ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi ile re’sen tarhedilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle 213 sayılı Kanunun 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Vergi Usul Kanununun 253. maddesine göre, defter tutmak mecburiyetinde olanların tuttukları defterleri ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecbur oldukları belirtilmiş ise de, tasfiye sürecinin tamamlanarak ticaret sicilinden silinmesi nedeniyle ortada tüzel kişilik kalmadığından defter ve belgeleri kimin muhafaza edeceğiyle ilgili Vergi Kanunlarında bir düzenleme de bulunmamakla birlikte konuyla ilgili hükümler içeren Türk Ticaret Kanununun yukarıda değinilen maddelerinde tasfiyesi tamamlanan münfesih şirketlerin defter ve belgelerinin Sulh Mahkemesince 10 yıl süre ile saklanacağı belirtildiğinden, mevzuat hükümlerine göre davacının defter ve belgeleri ibraz yükümlülüğü bulunmadığından defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi ile yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı düşünüldüğünden temyiz isteminin kabulü gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.