DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/149 E. , 2021/365 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/149
Karar No : 2021/365
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Denizcilik Turizm San. ve Tic.Ltd.Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2019 tarih ve E:2014/4187, K:2019/4336 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … tarih ve … sayılı Olur ile yürürlüğe konulan “Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Gemi Sağlık Resmi Mali İşlemler Yönergesi’nin 9. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “idari para cezası” ibarelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2019 tarih ve E:2014/4187, K:2019/4336 sayılı kararıyla;
2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu’nun 6. ve 7. maddeleri, Gemi Sağlık Resmi Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 19. ve 24. maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 102. maddesi, Gemi Acenteleri Yönetmeliği’nin 4. maddesi (e) bendi ile dava konusu Yönerge’nin ”Ödeme emri işlemleri” başlıklı 9. maddesine yer verildikten sonra,
Yaptıkları anlaşmalarla gemi sahibi gerçek veya tüzel kişiler ile kaptan, işleten veya gemi kiralayanın nam ve hesabına hareket eden ve üçüncü kişi ve kuruluşlara karşı bunların haklarını koruyan kişi veya kuruluş olarak tanımlanan gemi acentesinin, bu çerçevede yaptıkları iş ve işlemlerden kendi kusurları dışında sorumlu tutulamayacağının mevzuatta belirtildiği,
2548 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile idari para cezasının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsili bakımından bu Kanun’da öngörülen sağlık resmi, yıllık gemi sağlık cüzdan bedelinden ayrı tutulduğu; bu hususun anılan maddenin gerekçesinde de; “2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanununun 7 nci maddesinin sonuna bir cümle eklenmesi önerilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (II) sayılı cetvelde yer alan, dolayısıyla (I) sayılı listede yer almaması nedeniyle Devlet tüzel kişiliğine dahil bulunmayan Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünün idari para cezaları dışındaki gelirlerinin takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulamasındaki tereddütleri gidermek amaçlanmıştır. İdari para cezaları konusunda genel usul kanunu olan 5326 sayılı Kabahatler Kanununda düzenlemeler yapılmıştır.
Bu düzenlemelere göre, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerinde yer alan kamu idarelerinin verdiği idari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilmekte ve bu idari para cezalarının süresinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilmektedir.
Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünün vermiş olduğu idari para cezaları, genel bütçeye gelir kaydedilmekte ve bu para cezalarının süresinde ödenmemesi halinde vergi daireleri tarafından 6183 sayılı Kanuna göre takip edilmesi gerekmektedir. Bu maddede yapılan düzenleme ile Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünün vermiş olduğu idari para cezaları haricindeki gelirlerini 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edeceğine açıklık getirilmektedir.” olarak belirtildiği; bu yönüyle de Kanun ve Yönetmelik’te yer verilmeyen idari para cezasının acenteden tahsil edilmesini kurala bağlayan Yönerge’nin dava konusu kısımlarında hukuki isabet bulunmadığı,
2548 sayılı Kanun’da ve Uygulama Yönetmeliği’nde acentenin idari para cezasının ödenmesi noktasında sorumlu tutulmasının öngörülmediği ancak yasaklanan fiil ve davranışlar nedeniyle gemi kaptanlarına idari para cezası uygulanacağının açıkça kurala bağlandığı,
Bu durumda, üst normlara aykırılık teşkil edecek şekilde dava konusu Yönerge’nin ilgili maddesi ile acentelerin kendi kusuru dışında, gemi kaptanının kusurundan dolayı idari para cezasından sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, konunun Daire tarafından hatalı değerlendirildiği; 2458 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre para cezalarının kesildiği ve kurum geliri olduğu; Kanun’un 6. maddesinde “kabahat” tanımına giren fiillerin açıkça belirtildiği ve bu fiiller neticesinde uygulanacak idari para cezasının faili ve miktarının belirtildiği; Genel Müdürlüğün gelirleri arasında bulunan “idari para cezası”nın tebliğinin, özellikle yabancı bayraklı gemiler için, Türkiye’de bulunan acentasına yapıldığı ve gemiye ve kaptana kesilen cezanın acenta vasıtasıyla ödenmesinin sağlandığı; idari para cezası tutanaklarının ise acenta adına düzenlenmediği; idari para cezasının da mali işlem statüsünde olduğu dikkate alındığında geminin iş ve işlemlerini takip eden acentaya tebliğinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 23/05/2019 tarih ve E:2014/4187, K:2019/4336 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/02/2021 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY
X- 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu’nun 8. maddesine dayanılarak çıkarılan Gemi Sağlık Resmi Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 19. maddesine dayanılarak hazırlanan ve … tarih ve … sayılı Olur ile yürürlüğe konulan davaya konu “Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Gemi Sağlık Resmi Mali İşlemler Yönergesi”nin 1. maddesinde, bu Yönerge’nin amacının, 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Uygulama Yönetmeliği’nden doğan mali işlemlerdeki görev ve yetkiler ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemek olduğu belirtildikten sonra; muhasebe, tahakkuk ve tahsilat işlemleri konusunda ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.
Amacı, kapsamı ve düzenleme alanına yukarıda yer verilen dava konusu Yönerge’nin hukuka uygun olup olmadığının, idarenin düzenleme yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulmalıdır. Anayasa’nın 124. maddesinde yer alan “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete’de yayımlanacağı kanunda belirtilir.” hükmü, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa’ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanması gereklidir. Yasanın öngördüğü düzenleme yetkisinin yine yasada belirtildiği gibi kullanılması, yasa hükmü bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
2548 sayılı Kanun’un “Yasaklar ve cezalar” başlıklı 6. maddesinde ve “Yasaklar ve idari yaptırımlar” başlıklı 24. maddesinde; idari para cezası verilecek fiiller, failler ve miktarlar düzenlenmiştir; gene anılan Kanun’un, “Yönetmelik” başlıklı 8. maddesinde ise, anılan Kanun’un uygulama usul ve esaslarının, Kanun’un yürürüğe girmesinden en geç altı ay içinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak Yönetmelikle belirleneceği ve Resmi Gazete’de yayımlanacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durumda; amacı, kapsamı ve düzenleme alanı göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin bu konudaki düzenleme yetkisini, yönetmelik çıkarmak suretiyle kullanması ve bu yönetmeliği de Resmi Gazete’de yayımlaması gerekirken, yönerge şeklinde düzenleme yapmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz istemine konu Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.