Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/20967 E. 2015/19302 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20967
KARAR NO : 2015/19302
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından dosya masrafı ve yapılandırma adı altında 3.869,20 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek bu kesintinin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 2.500,20 TL’nin 23.07.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile davalı tarafından kesilen 3.869,20 TL’nin yasal faizi ile tahsili istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmekle birlikte, davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 12.maddesinde yer alan “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti,davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” Hükmü gereğince, AAÜT’nin 2.kısmına göre reddedilen miktar üzerinden davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün, 6.nci bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “ davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı için takdir ve tayin edilen 750,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.