Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/20829 E. 2016/9127 K. 05.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20829
KARAR NO : 2016/9127
KARAR TARİHİ : 05.05.2016

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2014
NUMARASI : 2013/999-2014/144

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Dava şartı yokluğundan reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile getirilen ” Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara, kaynaklara kısmen veya tamamen irtifak hakkı tesis olmak suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle mülkiyet hakkından doğan talepleri bedel talep edilmesi halinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılıp bu maddeye göre yapılacak işlemde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır” hükmüne dayanılarak uzlaşma görüşmeleri yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğunda davanan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6487 sayılı Yasada düzenlenen Kamulaştırma Kanununun eklenen geçici 6. madde bir tasfiye yasasıdır. 09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasındaki Kamulaştırmasız el atılan taşınmazla ilgili olarak açılacak davalarda uygulanacak usul ve esaslara ilişkin hükümlere ilişkin olup, dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.