YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22891
KARAR NO : 2014/6936
KARAR TARİHİ : 10.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında; beraat
Sanık …: 213 sayılı Yasanın 359/a-2, TCK’nun 62, 51. maddeleri gereğince erteli 5 ay hapis cezası
I-Katılan vekilinin sanık … hakkında “Defter ve belgeleri gizlemek” suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Katılan vekilinin sanık … hakkında “Defter ve belgeleri gizlemek” suçundan verilen beraat; müdafiinin sanık … hakkında aynı suçtan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.07.2007 gün ve 2007/10966 esas nolu iddianame ile, sanık … hakkında “defter ve belgeleri gizlemek” suçundan kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonunda sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiş ise de, …nce verilen ve 213 sayılı Yasanın 367. maddesi gereğince dava şartı olan ‘mütalaa’da sanık …’ün isminin bulunmadığı, sanıklar … ve … hakkında mütalaa verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. madde ve fıkrası gereğince durma kararı verilerek idareden, “defter ve belgeleri gizleme” suçundan sanık … hakkında 213 sayılı VUK’nun 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık …’ın ortağı olduğu şirketi 16.09.2005 tarihinde …’e devrettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın şirkete ait defterleri de bu şahsa devrettiğinin ve suç tarihi itibariyle şirketle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerektiği cihetle, müsned suçtan sanık …’ın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
3- Kabule göre de;
a-Kararın gerekçe bölümünde; 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; karar tarihinde yürürlükte bulunan yasa ile 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276 ve 03.07.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5904 sayılı Yasanın 23. maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesi hükümleri uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilmesi suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde sanığın ertelenen cezasının tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesisi,
c-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında yasanın aradığı objektif ve sübjektif şartlar karar yerinde tartışılmadan, katılan kurumun zararının karşılandığına ilişkin delil bulunmadığından bahisle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.