Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/1708 E. 2016/5609 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1708
KARAR NO : 2016/5609
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

##########
MAHKEMESİ :##########Asliye Ceza Mahkemesi
##########
##########
##########
SUÇ : Tehdit
##########
HÜKÜM : Mahkumiyet
##########
##########

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Mahkemenin 22.04.2010 tarih ve 6/53 sayılı ilamında, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan TCK’nın 58. maddesinin uygulanması ile kurulan mahkumiyet kararı, Dairemizin 08.10.2013 tarih ve … sayılı ilamı ile onanmış ise de, tekerrüre esas alınan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2004 tarih ve 704/454 sayılı kararındaki suçun, 5941 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile suç olmaktan çıkartılan 3167 sayılı Kanun’un 16/1 maddesine aykırılık olduğu ve bu hali ile tekerrüre esas olamayacağı anlaşılmakla; mahallinde CMK’nın 308/1. maddesinin son cümlesi gereğince sanık yararına itirazda bulunulmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.
2)Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Bozma ilamından önceki tekerrür uygulamasına esas alınan eski mahkumiyet kararının, suç olmaktan çıkartılan 3167 sayılı Kanuna ilişkin olması karşısında, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2006 tarihinde infaz edilen hapis cezasına ilişkin 28.03.2002 tarih ve 177/46 sayılı eski mahkumiyet kararına ait ilam dosyaya getirtilerek, TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan (b) ibaresinin çıkartılarak DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

##########
##########
##########
##########
##########

##########