YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4953
KARAR NO : 2014/7123
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : 1- Sanık …:
-2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suretiyle vergi kaçakçılığı: Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına,
– 2004 takvim yılında sahte belge düzenlemek suretiyle vergi kaçakçılığı: Beraat
2- Sanık …:
– 2004, 2005 ve 2006 yıllarında sahte belge düzenleme suretiyle vergi kaçakçılığı: 213 sayılı yasanın 359/b-1, TCK’nun 62/1. maddeleri uyarınca gereğince 15 ay hapsine, hak yoksunluğuna, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. (3 kez ayrı ayrı)
1-Katılan vekilinin, sanık … hakkında 2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca sanığa yüklenen suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekili ile sanık …’in, 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen 2004 takvim yılında “sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Sanık …’in, 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanık hakkında 2005 ve 2006 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek” suçlarından açılan kamu davasında her yıl düzenlenen fatura sayısı dikkate alınarak suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Ancak;
a) Sanık …’in 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçunu işlediğinin iddia olunması, sanığın, adı geçen şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, ortağı veya müdürü olmadığını, şirkette hiç çalışmadığını, diğer sanık …’ün gerçekte amcasının oğlu olan Haşim Şenyiğit olduğunu, … adına düzenlenen sahte kimliği kullandığını, olay tarihinde….’in kendisini sigortalı olarak göstereceğini söylediği için kimliğini ona vererek bir takım belgelere imza attığını, imza attığı bu belgelerin şirketin kuruluşuna ilişkin belgeler olduğunu bilmediğini, sahte fatura düzenlemediğini savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; sanığın savunmasında geçen … ile şirketin muhasebecisi olan…’in tanık olarak dinlenilmesi, suç tarihlerinde Vergi Dairesi Müdürlüğüne verilen beyannamelerin kim tarafından ne şekilde verildiği araştırılarak, dosyada bilgileri bulunan faturaların asılları ve KDV beyannameleri de getirtilip beyanname ve faturalardaki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri de tespit edilerek tespit edilen faturaları kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları, bunlarla ilgili belgeleri olup olmadığı, sanığı tanıyıp tanımadıkları sorulup toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tespiti gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Kabul ve uygulamaya göre de; Takdiri indirim nedeni hükmü uygulanırken, suç ve hüküm tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesi yerine uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı TCK’nun 59. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.