YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28046
KARAR NO : 2015/36581
KARAR TARİHİ : 11.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 25.10.2013 tarihinde davalıdan 40.500,00 TL bedel ile araç satın aldığını, kasko işlemleri için sigorta şirketine başvurduğunda aracın pert olması nedeniyle kasko yapılamayacağını öğrendiğini, davalının aracın pert olduğunu gizlediğini ileri sürerek satış bedeli 40.500,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 27.11.2014 tarihli dilekçe ile talebini 12.125,00 TL’ye indirmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 12.125,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmişir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesi ile talebini 40,500,00 TL olarak göstermiş olup daha sonra 27.11.2014 tarihli dilekçe ile davasını ıslah ederek talebinin 12.125,00 TL olduğunu belirtmiştir. O halde, davacının ıslah ile talebini daraltmış olduğu anlaşılmakla aradaki fark kadar kısmi feragat ettiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca, feragat edilen miktar yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.405,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Öte yandan mahkemece her ne kadar 12.125,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi mümkün değildir. Mahkemece, 18.11.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. fıkrasında yer alan “dava tarihinden” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine “18.11.2014 tarihinden” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasına 5. bent olarak “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan 3.405,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 208,00 TL harcın istek halinde iadesine, 11/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.