YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13983
KARAR NO : 2015/2047
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yörede 1976 yılında yapılan kadastro sonucu ….. Köyü çalışma alanında bulunan 186 parsel sayılı 52,900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; vergi kaydı, pay satın alma, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve paydaşları adına tespit ve 07.12.1976 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davacı … 26.11.2012 tarihli dava dilekçesi ile miras yoluyla gelen hakka, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 18,317 m2’lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ….. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; hak düşürücü süre maddi hukuka ilişkin dava şartı olduğu halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine” denmiş olması isabetsiz ise de bu isabetsizlik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının I nolu bendinde yer alan “dava şartı yokluğundan usulden” sözlerinin çıkartılarak hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, 12.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.