Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/42896 E. 2015/34531 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42896
KARAR NO : 2015/34531
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, banka havalesiyle davalıya borç olarak 8.100 EURO para gönderdiğini, borcun ödenmediğini bu paranın tahsili amacıyla İcra Müdürlüğü’nün 2013/11601 sayılı dosyasında başlattığı takibe, davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı,havale yoluyla kendisine gönderilen paranın borç ödemesi olduğunu beyanla davanın reddini dilemiş %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazmitana hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, banka dekontunda paranın gönderiliş nedeninin yazılı olmadığı,iddianın yazılı bir delille ispatlanamadığı, davalının kendisine sunulan yemini usulünce eda ettiği gerekçesi ile davanın reddine, takip konusu asıl alacak üzerinden % 20 inkar tazminatı olan 3.866 TL nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı bu davasında davalıya borç verdiğini borcun ödenmediğini ve yapılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek talepte bulunmuş,davalı ise davanın reddi savunarak kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece her ne kadar davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ise de, borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için İİK 67/2 maddesi uyarınca alacaklının takibinde kısmen veya tamamen haksız çıkması yanında icra takibinin de kötüniyetle yapılmış olduğunun davada kanıtlanması gerekir. Davacının alacağının varlığını kanıtlayamamış olması takibin haksızlığının kabulü için yeterli ise de kötüniyetli olduğunu göstermez. Davalı davacının bu haksız takibi kötü niyetle yaptığını ileri sürmüş ancak bu hususu kanıtlayamamıştır. Mahkemenin bu hususu gözardı ederek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. paragrafında yer alan “takip konusu asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatı olarakk 3.866,00 TL’nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, ” cümlesinin hükümden çıkarılmasına, yerine “davacının kötü niyeti kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 25/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.