Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/42159 E. 2015/34745 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42159
KARAR NO : 2015/34745
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, üzerinde dava dışı banka lehine ipotek bulunan taşınmazını davalıya satarak tapuda devir ettiğini, bankaya olan tüm borcun davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen davalının bankaya ödediği 4000 TL.nin tahsili için kendisi aleyhinde icra takibi yaptığını, icra takibine itiraz süresini kaçırdığı için davalıya ödeme yapmak zorunda kaldığını, ödediği miktardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek davalıya ödediği 4917 TL.nın tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 10.5.2007 tarihli adi yazılı sözleşmede, davalının davacıya ait taşınmaz üzerinde dava dışı banka lehine ipotek olduğunu bilerek taşınmazı satın aldığı ve bankaya ait borçtan davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup, bu husus tarafların kabulündedir. Davalının bankaya olan ipotek borcunu ödediği, ancak ipotek borcunun zamanında ödenmemesi üzerine bankanın davacı ve arkadaşları aleyhine başlattığı icra takibi nedeniyle oluşan icra vekalet ücretini de ödemek zorunda kaldığı, dava konusununda davalı tarafından bankaya ödenen vekalet ücretinden kimin sorumlu olacağı hususu olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede, bankaya olan borçtan satın alan davalının sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır. Davalı cevap dilekçesinde, tapuya gittiklerinde dava dışı bankanın yaptığı icra takibinden dolayı tapuda takyidat olduğunu öğrendiğini bildirmiş olup, bundan da davalının ipotek borcunun ödenmemesi nedeniyle bankanın davacı aleyhinde icra takibi yaptığını, tapu devri yapılmasından önce bildiği ve davalının bu hususu bilerek taşınmazı satın aldığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, davacı aleyhinde ipotek borcundan dolayı icra takibi yapıldığını bilen davalının, aralarındaki sözleşme uyarınca ipotek borcunun tamamından ve icra takibi yapılması nedeniyle oluşan icra vekalet ücretinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. O halde, mahkemece davalının ipotek borcunun tamamı ile banka tarafından davacı hakkında yapılan icra takibi nedeniyle oluşan icra vekalet ücretinden sorumlu olacağı kabul edilekek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.