Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/5754 E. 2015/8955 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5754
KARAR NO : 2015/8955
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz davasının yapılan yargılaması sırasında ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına ilişkin talebin reddine dair kararın süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını, davalının kredi kartı borcunu ödememesi nedeniyle alacağı karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 03.07.2014 tarihli dava dilekçesiyle eldeki davada davalıya kredi kartı verildiğini, kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle davalıya ait menkul ve gayrimenkul mallar üzerine ihtiyati haciz konulması istemi ile eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında kredi kartı sözleşmesi düzenlendiği, talebin dayanağını bu sözleşmenin oluşturduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, bireysel kredi kartı sözleşmesi nedeniyle, kartı veren bankanın, kart hamili hakkında açtığı davaların 5464 sayılı kanunun 44/2 maddesindeki atıf nedeniyle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlük tarihi olan 28.05.214 tarihinden sonra kredi kartı sözleşmesine dayanarak banka tarafından açılan davalarda genel mahkemenin mi yoksa tüketici mahkemesinin mi görevli olduğu hususundadır.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; işleminin kapsamı genişletilerek, tüketici veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler arasında kurulan eser simsarlık sigortası, sigorta, 2014/46629-42010 vekalet, bankacılık vb. Sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemlerin4077 sayılı kanun ile mukayese edildiğinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Kanununda yer alan en esaslı değişimi tüketici işleminin kapsamının genişletilmesidir. 4502 sayılı kanunun 3. Maddesine göre tüketici işlemi eser taşıma simsarlık sigorta vekalet, bankacılık vb. Sözleşmeleri de dahil olmak üzere mesleki ve ticari amaçla hareket etmeyen tüketicilerce kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar. Bu gelişen durum nedeniyle 5464 sayılı Banka kartları ve kredi kartları Kanun’nun 44 ve TTK hükümleri gereğince Asliye Hukuk veya Ticaret Mahkemelerinde görülmekte olan davada bu kanun kapsamına alınmıştır.Kanun koyucu yasanın 83/2 maddesinde “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” diyerek kanunun uygulanma alanını daha da genişletmiştir. Aynı yasanın 73. Maddesinde Tüketici işlemleri ile tüketmeye yönelik uygulamalarda değişebilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu düzenlemesi yer almıştır.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 83/2.maddesinin bu hükmü nedeniyle; “5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. Maddesine göre; Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmünün uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Anılan yasa hükümleri gereği,6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden sonra davacı bankanın kredi kartı hamili olan tüketiciye karşı açtığı davaya bakma görevi tüketici mahkemesine aittir. Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.