Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/32968 E. 2015/34783 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32968
KARAR NO : 2015/34783
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, davalı bankanın kendisinden dosya masrafı ve komisyon bedeli adı altında 2.150,00-TL kesinti yapıldığını ileri sürerek, yapılan bu kesintinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, konut kredisi nedeniyle davacı tüketiciden haksız olarak alınan 2.150,00 TL masrafın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil eden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı AAÜT’nin 13. maddesinde “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez..” hükmü yer almaktadır. Buna göre; mahkemece kabul edilen 2.150,00 TL üzerinden yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına AAÜT’nin 13/1 maddesi uyarınca, Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücreti verilmesi öngörüldüğünden, davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakıldığı da gözetildiğinde Tarifenin İkinci Kısmının İkinci Bölümünde Tüketici Mahkemeleri için 750 TL maktu vekalet ücreti belirlendiğinden, davacı yararına 750 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümüne ayrı bir bent olarak “Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/1 maddesi uyarınca 750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davcıya verilmesine,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 146,86 TL harcın davalıya, 27,70 TL harcın davacıya iadesine, 30/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.