YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27736
KARAR NO : 2015/34671
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, bakiye taksitlerin hukuka aykırı şekilde muaccel hale getirildiğinin … Tüketici Mahkemesinin 2009/727 esas sayılı dosyası ile tespit edilerek lehine menfi tespit hükmünün kesinleştiğini, ancak bu süreçte davalının, kredi alacağı ile ilgili olarak hakkında başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin devam ettiğini ve evin değerinin çok altında bir fiyatla satılarak elinden alındığını, davalının bu eylemi nedeniyle maddi manevi zarara uğradığını ileri sürerek 41.956,89 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yetkisizlik nedeniyle dosyanın yetkili … Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dava, konut kredi sözleşmesinden doğan borcun haksız şekilde muaccel hale getirilmesi sonrasında başlatılan takip sürecinden doğduğu ileri sürülen maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı bankadan 19.4.2006 tarihinde konut kredisi kullanmış, davalının hesabı kat edip bakiye alacağın muaccel olduğu gerekçesi ile başlattığı …. İcra Müdürlüğünün 2009/4109 sayılı takipte işlemin hukuka uygun olmadığı, davalının ancak takip tarihine kadarki ödenmeyen taksit tutarlarını isteyebileceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Ne var ki, bu dava sırasında tedbiren takibin durdurulmamış olması nedeniyle ipotek paraya çevrilmiş ve krediye konu taşınmaz satılmıştır. Eldeki dava ile bu süreçten doğan maddi ve manevi zararların tazmini istenmekte olup, uyuşmazlığın temeli Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayalı olduğundan, çözümünde görevli mahkeme tüketici mahkemeleridir. Görev kamu düzenine ilişkin olup re’sen dikkate alınması gerekir. Mahkece bu açıklamalar ışığında görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi, yetki hususunun da görevli mahkemece tüketici mevzuatı hükümlerince değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalının ikametgahının İstanbul olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla hükmün bozulmasını gerektirir.
2- Bozma nedenine göre göre davacının temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.