YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/946
KARAR NO : 2015/481
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, failin kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde nitelikli hali oluşmaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; sanık …’nin yanında arkadaşı …’ta olduğu halde katılan müşteki …’ın … Rent A car olarak işlettiği işyerinden… plakalı aracı 01.11.2008 tarihinden geçerli olmak üzere kiraladığı, ücretini ödediği, kira süresinin 01.02.2009 tarihinde sona ererek sanığın aracı teslim etmesi gerekirken aracı zaman teslim etmediği, katılanın sanığa ulaşamadığı daha sonra 05.04.2009 tarihinde sanığın… İli … İlçesi … Köyü’nde olduğunu öğrenmesi üzerine eşi ile birlikte … Köyü’ne giderek aracı teslim aldıkları, bu süreçte araç plakasına yazılmış trafik cezası bulunduğu ve 01.02.2009 tarihinden 05.04.2009 tarihine kadar olan süre arasındaki kira bedeli ve trafik cezalarının sanık tarafından ödenmemesi nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1- Sanıkla katılan arasında bir hizmet ilişkisinin bulunmadığı dikkate alınarak eylemin TCK’nın 155/1. maddesinde yazılı basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
2- Güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulurken, ceza uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3- Kabule göre de, adli para cezasının gerekçesi gösterilmeden asgari hadden ayrılarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.