YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1392
KARAR NO : 2015/2854
KARAR TARİHİ : 23.06.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ün olay tarihinden önce katılanın eşi … ile arkadaşlık yaptığı, sanığın katılanın eşine katılandan boşanıp kendisi ile evlenmesini ve katılanın malvarlığını üzerine almasına yardım edeceğini söyleyerek eşinden senet almasını söylediği, sanık …’ün katılanın eşini diğer sanıklarla tanıştırdığı, bunun üzerine katılanın eşinin borçlusu katılan olan 200.000 TL bedelli ve 10/07/2007 tarihli bonoyu katılana imzalattığı, bononun arkasını sanıklar … ve …’nun ciro ederek icra takibine koydukları, bu suretle sanıkların iştirak halinde resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; dosya kapsamında bulunan beyanlardan ve bilirkişi raporundan sanıkların atılı suçları işledikleri anlaşıldığından mahkeminin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.