Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/24125 E. 2015/8203 K. 16.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24125
KARAR NO : 2015/8203
KARAR TARİHİ : 16.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı firma ile aralarında 05.10.2007 tarihinde yapılan biyokimya ve mikrobiyoloji konularında hizmet satın alım sözleşmesinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na 11.08.2010 tarihinde geç bildirdiğinden bahisle; davacı Hastane ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu arasında akdedilen 20.6.2007 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın alma Sözleşmesinin 4.6. maddesi gereğince 05.10.2007-11.08.2010 tarihleri arasında davacı hastaneye patoloji işlemleri nedeniyle ödenen 54.123,60 TL’lik fatura bedelinin kurum alacaklarından mahsup edileceğine ilişkin 05.04.2012 gün ve 224050 sayılı işlemin iptaline (kurum işlemi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine) karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Ankara Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu beyanla yetki itirazında bulunmuş; esas yönden ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Ankara Mahkemeleri’nin yetkili olduğundan bahisle, yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 20.6.2007 tarihli sözleşme uyarınca yapılan işlemin iptali (kurum işlemi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti) için dava açılmıştır. Davalının yetki itirazı üzerine mahkemece “Ankara” mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. Somut uyuşmazlık 2007 yılında imzalanan sözleşmeyle ilgili olup, yetkiye ilişkin uyuşmazlığı bu sözleşme hükümleri uyarınca ve o tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekir. Yanlar arasında imzalanan 2007 yılı sözleşmesinde “Ankara” mahkemeleri yetkili gösterilmiştir. Ne var ki, o tarihte yürürlükte olan HUMK.nun 4.maddesi uyarınca davalının ikametgahına dava açılabileceği gibi sözleşmenin ifa yerinde (Siirt Mahkemelerinde) de dava açılabilecektir. Bu durumda sonradan yürürlüğe girmiş olan 6100 sayılı HMK.nun 17.maddesi olayda uygulanamaz. HMK.nun 17. maddesinin uygulanabilmesi için yürürlük tarihi olan 1.7.2011’den sonra düzenlenen sözleşme söz konusu olması gerekir. Oysa sözleşme bu tarihten önce imzalanmış olup, bu durumda mahkemece yetki itirazının reddiyle esasa girilip taraf delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 16.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.