YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3293
KARAR NO : 2015/2583
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın suça konu teybi müştekiye ait kilitli vaziyetteki aracın kapısını açarak çaldığının kabul edilmesi karşısında, eylemin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu halde, aynı Yasanın 142/1-e maddesi gereği hüküm kurulması,
2- Sanığın eylemi gerçekleştirdiği saatin, dosya içeriğine göre tam olarak tespit edilememesi karşısında; gerekçede belirtildiği üzere eylemin gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden 5237 sayılı yasanın 143. maddesi uyarınca cezanın arttırılması,
3- Sanığın gece 1.35 civarında evinin önünde otururken polislerin çevredeki başka bir hırsızlık olayı ile ilgili bilgisine başvurduğu, sanığın ise elindeki poşetin içinde yer alan müştekiye ait teybi göstererek hırsızlık yaptığı yeri gösterebileceğini söylediği ve hemen ardından eve girip söz konusu teybin başlığını da yanına alıp polislerle birlikte müştekiye ait 27 KK 900 plakalı aracın yerini göstererek hırsızlık eyleminden haberi olmayan müştekiye teybin iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle anılan maddenin uygulanmaması,
4-Sanığın TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan hükümlülüğünün, birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında; en ağır cezayı içeren hükümlülüğü gösterilmek suretiyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- Sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar vermekle yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ve 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükümlünün infaz aşamasındaki
davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu düşünülmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi,
6- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.