YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1055
KARAR NO : 2015/2085
KARAR TARİHİ : 01.06.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yukarıda açık kimliği yazılı şüphelinin … Gazetesi’nin 08.03.2010 tarihli nüshasına verdiği “diyetisyenden emsalsiz 1986 Şahin LPG’li vizeli masrafsız 3.250 TL” ilanı üzerine şikayetçinin şüpheliyi ilanda belirtilen telefondan aradığı, şüphelinin şikayetçiden 200 TL kapora istediği, şikayetçinin şüphelinin … şubesinde bulunan hesabına 250 TL yatırdığı, daha sonra şüphelinin şikayetçinin telefonlarına çıkmadığı ve parayı iade etmediği, bu şekilde gazenin sağladığı kolaylıktan yararlanarak şikayetçiyi dolandırdığı, soruşturma evrakının incelenmesinden anlaşıldığından;
Olay tarihinde sanığın, … Gazetesinin 08.03.2010 tarihli yayınında aracını satılığa çıkardığı, ancak bahsini ettiği aracı 04.03.2010 tarihinde noter vasıtasıyla başka bir şahsa satmış olduğu, ilanla ilgilenen şikayetçi … ‘in sanığın aradığı ve kapora olarak 250 TL parayı banka hesabına yatırdığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda, sanığın savunması, şikayetçi beyanı, gazete ilanı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabülde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100 GÜN”, “83 GÜN” ve “20X83=1.660 TL.” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “4 GÜN” ve “80 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.