Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/17574 E. 2016/3881 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17574
KARAR NO : 2016/3881
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :………Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait büyükbaş hayvanın, davacı tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan aracın önüne aniden çıkması nedeniyle oluşan kazada sigortaladıkları aracın hasar gördüğünü, sigortalılarına 22.390,00 TL. hasar bedelini ödeyerek haklarına halef olduklarını, ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine Kemer İcra Müdürlüğü’nün 2013/715 Esas sayılı dosyasında yaptıkları takibe davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
Davalı vekili, kazaya sebep olduğu bildirilen hayvanın davalıya ait olduğuna dair delil bulunmadığını, kaza mahallinde iki hayvan telef olduğu halde bunun kaza tespit tutanağına yazılmadığını ve tanık anlatımı ile olayın aydınlanacağını, hayvanlar davalıya ait olsa dahi, olay yerinde kavşağa yaklaşan davacı sigortalısının hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunu ve tüm kusurun davalıya yükletilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasındaki 12.750,00 TL. asıl alacak ile 358,39 TL. işlemiş faize ilişkin itirazının iptaline ve takibin bu miktarlar üzerinden yasal faizi ile birlikte devamına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının ve maddi
tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalının vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 28.3.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.