Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/6272 E. 2016/3322 K. 02.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6272
KARAR NO : 2016/3322
KARAR TARİHİ : 02.03.2016

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanığın, askerlik işlemlerini geciktirmek amacıyla askerlik şubesinde görevli sivil memurun yardımı ile askeri bilgisayar kayıtlarına gerçeğe aykırı olarak çıraklık eğitim merkezi öğrencisi olarak kaydedilip, sevkinin ertelemesini sağlamak suretiyle 1632 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediği iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda, sanık hakkında 1632 sayılı Kanun’un 81. maddesi uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanığın eylemine uygulanan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 81/1.maddesinde “Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt’aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmaya mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.” hükmü öngörülmüş bulunmaktadır. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun 18.03.1999 gün ve … sayılı kararında belirtildiği gibi anılan kanun maddesinde 81.madde ile yaptırım altına alınan eylem açıkça, askerlik işlemlerinin geciktirilmesine yönelik eylemleri değil “büsbütün veya kısmen” kurtulmayı kapsamaktadır.
Dolayısıyla, sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Hükümden sonra Anayasa Mahkemesi’nin, 23.01.2013 gün ve 28537 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17.01.2013 gün ve … sayılı kararı ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun; 47. maddesinin birinci fıkrasının, 4551 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, 5329 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen Ek 8. maddesinin ikinci fıkrasının “…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile…” bölümünün ve 5739 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle eklenen Ek 10. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanun’a aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.