YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1293
KARAR NO : 2015/639
KARAR TARİHİ : 15.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
TCK’nın 158/1-g maddesinde suçun; “Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle” işlenmesi nitelikli bir hâl olarak düzenlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için, basın ve yayın araçlarının dolandırıcılık suçunun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlamış olması gerekir. Failin, yarar sağlamak için gerçek olmayan bir durumu basın organında haber ya da reklam olarak yayınlatması ve bunu mağduru aldatmada kullanması halinde basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçu işlenmiş olacaktır. Bu manada gazeteler ve televizyonlar gibi görsel ve yazılı basın ve yayın araçlarının sağladığı ilân, program, haber içerikleri vb. suça konu edilebilmekte, kişiler kolaylıkla aldatabilmektedirler.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde ;
Sanığın,… iline gelerek, dizi film çekeceği ve bu konuda kendisine yardımcı olunması talebiyle… Valiliği ve … nezdinde görüşmeler yaptığı, Valilik tarafından sanık ve ekibinin öğretmenevinde konaklamasının sağlandığı, ayrıca çekim hazırlıklarında kullanılmak üzere sanığa araç tahsis edildiği; … Belediyesi yetkilisince de kullanması için bir adet bilgisayar teslim edildiği ancak sanığın yapımcı olduğunu söylerek sponsorlardan para topladığı iddiasını içeren gazete haberleri üzerine katılan kurumların sanıktan şikayetçi oldukları olayda, sanığın katılan kurumlardan yarar sağlamak için gerçek olmayan bir durumu basın organında haber ya da reklam olarak yayınlatması ya da basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanarak menfaat temin etmesinin sözkonusu olmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.