YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18264
KARAR NO : 2015/4825
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
… Şirketi yetkilisi ve bu şirketin ortağı olan sanığın, keşideci şirket … Şirketi’nin hesabından verilen ancak şirket yetkilisince imzalanmamış olan 10/06/2007 tarihli 3.750 TL. bedelli ve 25/06/2007 tarihli 4.250 TL. bedelli sahte çekleri, ilk ciranta olarak kaşeleyerek şikayetçi … A.Ş’ye verdiği, bu çeklerin karşılıklarının ödenmediği, bu şekilde sanığın çekteki keşideci imzasının sahte olduğunu bilerek kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanık savunmasında suça konu çekleri keşideci şirketten mal karşılığı aldığını belirterek mal satışına dair fatura ibraz edilmiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; çek hesabı sahibi … Şirketi’nin suç tarihindeki yetkilisinin duruşmaya çağırılarak çek üzerindeki imzanın kime ait olduğuna dair beyanının, sanıkla aralarındaki ticari ilişki nedeniyle çek verip vermediklerinin, faturanın gösterilerek kendilerine ait olup olmadığının sorulması, sanığın … Şirketi’ne mal satımına ilişkin varsa fatura asıllarının dosyaya alınması, Mahkeme tarafından çekteki sahteliğin, iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının bilirkişi raporu ve mahkeme gözlemi ile tespit edilmemiş olması ve sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, söz konusu çeklerin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bu deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.