Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/10362 E. , 2021/1113 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/10362
Karar No : 2021/1113
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Dünyası Isı Enerji Mühendislik Turizm İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek kabule ilişkin hüküm fıkrasının davalı idarece bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle 2009/4 ila 12 dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergileri ve üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından defter ve belgelerin mahkemeye ibraz edilebileceğinin belirtilmesi üzerine, söz konusu defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının mahkemeye sunduğu mal alımında bulunduğu mükellefler tarafından düzenlenmiş faturalara ilişkin indirimlerin kabul edilmesi ve söz konusu belgeler ile yevmiye defteri kayıtları ve beyannamelerin kıyaslanması sonucunda yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre ödenecek fark katma değer vergilerinin hesaplandığı, bunun üzerine indirimleri kabul edilen faturaları düzenleyen mükelleflerle ilgili olarak haklarında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor düzenlenip düzenlenmediğinin davalı idareye sorulduğu, davalı idarece gönderilen cevapta 1 mükellef hakkında vergi tekniği raporu düzenlendiğinin belirtildiği, söz konusu vergi tekniği raporunun tetkikinden, bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indirimlerden çıkarılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının, 2009/5 dönemi için 2.932,55 TL, 2009/6 dönemi için 241,76 TL, 2009/7 dönemi için 3.367,49 TL, 2009/8 dönemi için 5.770,67 TL, 2009/9 dönemi için 1.491,79 TL, 2009/10 dönemi için 484,01 TL, 2009/11 dönemi için 2.040,05 TL ve 2009/12 dönemi için 12.226,23 TL’lik kısımlarında hukuka aykırılık, diğer kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, bir katı aşan vergi ziyaı cezalarına ilişkin olarak da, tarhiyatların davacının ilgili dönem beyannamelerinden yola çıkılarak yapıldığı dikkate alındığında, vergi ziyaı cezalarının bir kat olarak uygulanmasının mevzuata ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği sabit olduğundan vergi ziyaı cezalarının üç kat uygulanması gerektiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımları dışında kalan bölümüne yönelik olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın buna ilişkin kısımlarının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımlarına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş olup, Kanunun 30. maddesinin 2. fıkrasının 3. bendinde de, bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defter ve belgelerin hepsinin veya bir kısmının vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hali re’sen takdir nedeni olarak sayılmış, 13. maddesinin 2. bendinde, vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler mücbir sebep olarak kabul edilmiştir.
213 Sayılı Kanunun 253. maddesinde, bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanların, tuttukları defterlerle, üçüncü kısımda yazılı vesikaları ilgili bulundukları yılı izleyen takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmek zorunda olduğu, 256. maddesinde, mükelleflerin muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve kayıtları muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arzetmek zorunda olduğu, 359. maddesinin (a) bendinin 2 nolu alt bendinde ise, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananların kaçakçılık fiilini işledikleri, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesinin bu fıkra hükmünün uygulamasında gizleme olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır. Kanunun 341. maddesinde, “vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder” şeklinde tanımlanmış, 344. maddesinde ise, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
İncelenen dosyada, davacının 2010 yılına ait defter ve belgelerini mücbir sebep olmaksızın incelemeye ibraz etmediği sabit olduğundan, 213 sayılı Kanunun 359. maddesine ve 341. maddesinin 2. fıkrasına göre üç kat vergi ziyaı cezasının uygulanması gerekmekte olup, ihtilaflı dönemlere ilişkin olarak ziyaa uğratılan verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının, bir katından fazlaya ilişkin kısımlarını kaldıran Vergi Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımları dışında kalan bölümlerinin ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısımları yönünden BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 18/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.