Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/3517 E. 2015/1840 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3517
KARAR NO : 2015/1840
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Maktul…’in akrabası olan sanık …’un yeşil kartını alarak rahatsızlığı nedeniyle suça konu yeşil kartı verip hastaneye giriş kaydını yaptırdıktan sonra tedavi görmekte iken öldüğü, hastane tarafından ölüm belgesi düzenlenirken maktulün eşinin kardeşi olan sanık …’un maktülü … olarak teşhis ederek görevli memura yalan beyanda bulunduğu, bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmaksızın suçta kullanılan yeşil kartın başkasına ait olduğunun görevlilerce basit bir denetim sonucunda kolaylıkla tespit edilmesinin mümkün olduğu, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle olayda dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından sanık … hakkında verilen beraat kararında ve sanık…’in yalan beyanda bulunması şeklindeki eyleminin, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın ölüm raporundaki isme, telaşı nedeniyle bakmadığına ilişkin savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.