Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/1363 E. 2015/708 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1363
KARAR NO : 2015/708
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
06/04/2009 günü jandarma ekiplerince tarihi eser kaçakçılığı şüphesiyle …’a ait olan ve oğlu sanık …’un ikamet ettiği evde yapılan aramada … Adli Emaneti’nin 2009/30 sırasına kayıtlı küpürleri kesilmiş ilaçların ele geçirildiği, sanık …’un abisi olan sanık …’un … Eczanesi’ni sermayesi kendisine ait olmak üzere sanıklardan eczacı olan …’ın diploması ile işlettiği, diğer sanıklar… ve …’nin ise eczanenin kalfaları olduğu, aynı gün eczanede yapılan aramada da yine… ve …’in hastalara vermedikleri ilaçların küpürlerini kesip vermiş gibi göstererek ele geçirilen ilaçları faturalandırmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’nu zarara uğrattıkları, bu şekilde üzerlerine atılı kamu kurumunun zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri, sanık …’un da usulsüz bir şekilde temin edildiğini bildiği ilaçları tevdi alarak üzerine atılı suç eşyasının kabul edilmesi suçunu işlediğinin iddia edilen olayda;
Sanıkların Cumhuriyet savcılığındaki ifadelerinde hastalara vermedikleri ilaçları kuruma fatura ettiklerini dolaylı ve doğrudan ikrar ettikleri, bir kısım tanıkların değiştirdikleri kolluk ifadelerinde eczaneye sağlık karnelerini ve raporlarını bıraktıklarına dair beyanları, bazı tanıkların ilaçların bir kısmını almadıklarına dair beyanları, ele geçirilen ilaçlar, küpürler ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde tüm sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçlarını işledikleri sabit olduğundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.