YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11633
KARAR NO : 2015/406
KARAR TARİHİ : 15.01.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.11.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.01.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı …’ın baba adının vekaletnamede “Kerim” dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında “Kerem” şeklinde yazıldığı görülmektedir. Davacının nüfus kaydı temin edilerek çelişkinin vekaletnamedeki yazım hatasından kaynaklandığının anlaşılması halinde yeni bir vekaletname sunması için, davacının baba adının vekaletnamede yazılı olduğu şekilde “Kerim” olduğunun anlaşılması halinde
ise tapu kayıtlarının nüfus kaydına uygun hale getirilmesi için idari yoldan düzelttirilmesi, olmadığı takdirde davacı vekiline dava açması için uygun bir süre verilerek nüfus kaydı ile tapu kayıtları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekir.
Ayrıca dava konusu 1857 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından “Ağa oğlu Bayram Kayak”ın davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Davalılar arasında yer alan … …” ile adı geçen tapu malikinin aynı kişi olduklarının anlaşılması halinde davacı vekilene bu hatayı idari yoldan düzelttirmesi, bu hususta gerekirse dava açması için uygun bir süre verilmesi, tapu kaydındaki kimlik bilgileri nüfus kaydına uygun hale getirildikten sonra davanın esasının karara bağlanması gerekir. Tapu kaydında paydaş olarak görünen …’ın farklı bir şahıs olduğunun anlaşılması halinde ise usulünce davaya dahil edilmelidir.
Mahkemece taraf teşkili tam olarak sağlanmadan davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 15.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.