Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/17895 E. 2016/2475 K. 17.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17895
KARAR NO : 2016/2475
KARAR TARİHİ : 17.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında suça konu eşyanın satın alınması suçundan kurulan hükümde adli para cezası belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmayla ilgili yeterli ve hukuka uygun gerekçe belirtilmiş olduğundan tebliğnamede bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.03.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİDİR

Dairemizin ………tarih, ……… Esas, ……….. Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki iki sebepten muhalifim.
Sanık …’in TCK’nun 204/1, 62/1 ve 53 . maddeleri ile aynı yasanın 165/1, 62/1 ve 53/1 ve devamı maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair……… Asliye Ceza Mahkemesinin ………… tarih ……….. Esas, …………. sayılı kararın usul ve yasaya aykırıdır.
Anılan sanık hakkında aynı mahkemece ……………… tarih ……… Esas, ………. sayılı kararı ile verilen hükmün CMK’nun 231/6 ve devamı maddelerince açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında …… Sulh Ceza Mahkemesinin ………. tarih ……. Esas, ………….. sayılı kararı ile eşine yönelik kasten yaralama sebebi eylemi ile TCK’nun 86/2, 3-a, 62/1, 52/2. maddeleriyle 3000 TL doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiş buna rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu kararla ilgili olarak ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.

.