Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/22549 E. 2016/2701 K. 24.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22549
KARAR NO : 2016/2701
KARAR TARİHİ : 24.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ile 1.ciranta hanesindeki el yazıları ile atılı bulunan imzanın sanığa ait olduğuna dair ……… tarihli bilirkişi raporu ,sanık müdafinin …… tarihli dosyaya sunduğu dilekçesinde tanık olarak dinlenilmesini istediği …’e ait olduğunu bildirdiği 2 ayrı adrese çıkan tebligatların taşındığı ve tanınmadığı gerekçe gösterilerek bila ikmal iade edilmesi, 27.12.2012 günlü son celsede hazır olan sanık ve müdafinin …’e ait başkaca bir adres vermiş olmamaları, katılan …’un 12.11.2012 tarihli talimat mahkemesinde alınan beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1)5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında, mahkemece “……. denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde erteli cezanın tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin aksi halde cezanın tamamı ile infaz edilmiş sayılacağının ihtarına,(ihtarat yapıldı)” şeklinde infaz aşamasını da kısıtlayacak şekilde hüküm tesis edilmesi,
2)Uzun süreli hapis cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri dışında uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddeye ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince bu maddenin 1. fıkrasının a, b, c ve d bendlerinde yazılı hak yoksunluklarına aynı Yasanın 53/3. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararıda gözetilerek uygulanmasına” denilmek yine hüküm fıkrasından “..cezanın tamamen..” ibaresi çıkartılıp yerine “ cezanın kısmen veya tamamen” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.