Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/15735 E. 2016/3459 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15735
KARAR NO : 2016/3459
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-5327 sayılı TCK’nun 205. maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır. Belge üzerinde tasarruf yetkisi bulunan bir kimsenin belgeyi bozması, yok etmesi veya gizlemesi halinde ise hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının engellenmesi söz konusu olmadığından TCK’nun 205. maddesindeki suç da gerçekleşmeyecektir. Somut olayda, katılanın sanığa olan borcu karşılığında toplam 6.000.-TL.bedelli iki adet çek verdiği,bilahare çeklerin karşılığını hazır bulunduramayacağını söyleyerek borcu karşılığında araç verdiği ancak çeklerin sanık tarafından piyasaya sürülmüş olması nedeniyle katılana iade edilememesi üzerine çeklere karşılık suça konu senetlerin güvence olarak sanık tarafından katılana verildiği,nitekim çeklerin karşılığının çıkmaması üzerine sanık tarafından üçüncü şahıslara ödendiği,katılanın borcu karşılığında sanığa devretmeyi taahhüt ettiği aracın ise üzerindeki hacizler nedeniyle sanık adına tescilinin sağlanamadığı,bu haliyle borcunu ödemeyen katılanın suça konu bonoları hukuken korunmaya değer bir hakkı bulunmaksızın haksız olarak elinde bulundurduğu anlaşılmakla, sanığın kendisine ait olup katılanda bulunan senetlerin yırtılmasından ibaret eylemin, bir hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleme niteliğinde olmadığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK’da belgeyi yok etmek, bozmak veya gizlemek suçlarının konusunun resmi evrak olması halinde aynı kanunun 205. maddesinin, özel evrak olması durumunda ise 208. maddesinin uygulanması gerektiği cihetle, 09.03.2011 günlü celsede adli emanetteki suça konu senetlerin getirtilerek incelenmesi sırasında, muhtelif yerlerden üç parçaya ayrılarak yırtılmış sonra yapıştırılmış oldukları, rahatlıkla okunabilen ve yasal şartları içeren geçerli bonolar olduğu şeklinde gözlemde bulunulmuş ise de, dosyada mevcut senet fotokopilerinin incelenmesinden, Türk Ticaret Kanununda sayılan ve kambiyo niteliği taşıması için zorunlu unsurlardan olan “düzenleme yerini” ihtiva etmedikleri ayrıca düzenleyenin ismi yanında da herhangi bir yer yazılmadığı anlaşılmakla, belge asıllarının denetime olanak sağlanması bakımından dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden ve hak sahibinin parçaları bir araya getirilip yapıştırılan senetlerden yararlanma olanağının bulunup bulunmadığı da saptanarak sonucuna göre eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı suça konu bonoların zorunlu unsurlarını bulunmadığının belirlenmesi karşısında eylemin özel belgeyi bozma niteliğinde bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Adli emanette kayıtlı suça konu belgelerin akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.