Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/21401 E. 2016/3749 K. 27.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21401
KARAR NO : 2016/3749
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Sanığın,katılan …. adıyla suça konu 07.10.2011 tanzim tarihli, 2.000.TL. bedelli senedi kiraladığı araca karşılık teminat olarak tanık sıfatıyla dinlenen …..’a, 15.10.2011 tanzim tarihli 35.000.TL. bedelli senedi ise kiraladığı başka bir araç için teminat olarak tanık sıfatıyla dinlenen …..’a verdiğinin anlaşılması, …’ın 19.12.2012 günlü celsedeki anlatımında, aracı kiralarken ve araç kiralama sözleşmesini yaparken sanığın …. adıyla imzaladığı senedi boş olarak imzalattıklarını, sanığın aracı teslim etmesinden sonra stepnenin patlak olduğunu farketmeleri ve gelen trafik cezaları üzerine de icra takibine koyduklarını beyan etmesi karşısında;gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi ve suça konu senetlerin verildiği anda zorunlu unsurları ihtiva edip etmediğinin tespiti için, senedin sanığa boş olarak imzalatılıp imzalatılmadığı hususunda 15.10.2011 tarihli senet hamili olan …..da detaylı beyanının tespit edilerek gerektiğinde borçlu imzaları ile senet metinlerinde yeralan diğer yazı ve rakamların aynı kalemle yazılıp yazılmadığı araştırılıp, suça konu bonolardaki zorunlu unsurların ne zaman doldurulduğu kesin olarak tespit edilerek, Yargıtay İBK’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5; Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde sanıkla iştirak ilişkisi bulunmayan 3. kişiler veya mağdur tarafından eksik zorunlu unsurların sonradan tamamlanması durumunda resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, senetlerin zorunlu unsurlarının sonradan doldurulduğunun tespiti halinde eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı da gözetilerek, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı,
2- Kabule göre de;
TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.