YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12531
KARAR NO : 2015/19805
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
BAŞKANLIĞI
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/11/2014
NUMARASI : 2014/253-2014/892
Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararına İtiraz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davalının dava dışı şirketten davalı AVEA taahhütlü olarak 528 TL bedelle aldığı cep telefonunun arızalı olduğunu iddia ederek sözleşmenin iptali ile ödediği bedellerin iadesi amacıyla İzmit Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı’na başvurduğunu, Hakem Heyeti tarafından ”…tüketicinin bedel iadesi talebinde haklılığına, ilgili firmanın bedel iadesi tüketicinin ödenmiş olduğu 4 taksit bedeli olan 88TL’yi tüketiciye iadesini yapmasına, kalan taksitlerin iptal edilmesine, tüketicinin borçlu olamayacağına, taahhüt sözleşmesinin iptaline ve kararın taraflara tebliğine” karar verildiği, verilen kararın hukuka aykırı olduğu iddiası ile İzmit Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı tarafından verilen 24/02/2014 tarih ve 2013/3921 sayılı kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükümde kararın kesin olarak verildiği belirtilmiştir.
Kocaeli 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2014 gün ve 2014/253E-892K sayılı dava dosyasında mahkemece verilen red kararına karşı davacı vekili tarafından 11.02.2015 havale tarihli yargılamanın iadesi talepli dilekçe sunulmuş ve bunun üzerine anılan dosya Dairemize gönderilmiş bulunmaktadır.
Her ne kadar, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davanın değeri 528TL olarak belirtilmiş ve bu miktar itibariyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinde ve HUMK. nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; davacı vekili tarafından iptali istenen Hakem Heyeti kararında davalının sözleşmenin iptali talebi de kabul edilerek taahhüt sözleşmesinin iptaline de karar verilmiştir. Bu durumda davanın konusunun yalnızca bedel iadesinden ibaret olduğu ve hükmün kesin olarak verildiğinden bahsedilemez.
Bu nedenle; somut olayda yerel mahkemece hükmün kesin olmak üzere verildiği belirtilmiş ise de, adil yargılanma hakkı, hak arama özgürlüğü ve hukuki dinlenilme hakkı ile güvence altına alınan ve Anayasa ve HMK. da yapılan düzenlemelerde, mahkeme kararlarında kanun yolu bildiriminin; başvurulacak kanun yolu ve süresini de kapsamasının yanı sıra, açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadede ve eksiklikten uzak olması gerektiği; aksi halde bildirimdeki eksiklik veya yanıltmanın kişilerin hak arama hürriyetini kullanmasını engelleyeceği gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu düzenlemelerdeki temel amaç, kişilerin kanun yoluna başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve uğranılması muhtemel hak kayıpların önlenmesidir. Aksinin kabulü kişilerin mahkemeye erişme hakkının bir parçası olan kanun yoluna başvurma imkanını aşırı oranda sınırlayarak hakkın kullanımının engellenmesi ve hatta hakkın özünün zedelenerek ortadan kaldırılmasına neden olur, ki bu husus aynı zamanda kişilerin “adil yargılanma” hakkının ihlali sonucunu doğurur. Kanun yoluna ilişkin bildirimin yanlış yapılmasına ve hakimin tarafları temyiz süresi konusunda yanıltmasına rağmen, tarafların veya vekillerinin durumu bilmesi gerektiğinin iddia edilmesi, hukukun üstünlüğü ve hukuki güvenlik ilkesi ile de bağdaşmaz.
Bu nedenle; kesin olmayan, somut olaydaki hükme karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvuru haklarının bulunduğunun kabulü zorunludur.
Yargılamanın iadesi ise; kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. (HMK md.374 vd.)
Somut olayda da taraflarca temyiz talebi olmamasına karşın dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 08.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.