YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14997
KARAR NO : 2015/155
KARAR TARİHİ : 13.01.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine iki adet bonoya dayalı olarak … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2892 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, bonoları imzalayanın müvekkiliyle birlikte şirketin diğer yetkilisi olan …olduğunu ve şirket adına iki adet imza attığını, davalı şirket yetkililerinin iki adet imza olmasından faydalanarak bonoların kefil kısmına müvekkilinin ismini ekleyerek müvekkiline karşı da kötüniyetle icra takibi başlattığını, bonolar üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senetlerdeki imzayı inkar etmekle birlikte, takibe hiçbir itirazının bulunmadığını ve takibin kesinleştiğini, davacının evindeki haciz esnasında “borcumu biliyorum, ilk fırsatta ödemeye çalışacağım” şeklinde beyanda bulunduğunu beyanla, davanın reddine ve davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; davacının bonolardaki kefil imzasının kendisi el ürünü olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olduğu, davalı tarafça davacının adresindeki haciz sırasında “borcumu biliyorum, ilk fırsatta ödeyeceğim” şeklinde beyanda bulunduğundan artık bu iddialarının asılsız olduğu ileri sürülmüş ise de, haciz tarihinin 27/08/2012 olduğu, o tarihte açılmış bir davanın henüz bulunmadığı, bu sebeple bahse konu davacı beyanlarının, imzayı ve davayı kabul niteliğinde olmadığı kanaatine varıldığı … Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapor ile davaya konu bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile, …13. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2892 sayılı dosyasında takibe konulan 2 adet bonodaki keşideci imzalarının davacının eli ürünü olmadığının ve davacının bu bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, takip haksız olmakla birlikte, kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davacı vekilinin şartları bulunmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, takibin kesinleşmesinden sonra yapılan 27.08.2012 tarihli haciz sırasında düzenlenen haciz tutanağında borcu kabul ve ödemeyi taahhüt etmiştir. Borçluya haber verilmeden yapılan ihtiyati haciz sırasında tutanağa geçirilen beyanlar bakımından manevi cebirden söz edilebilirse de, takip kesinleştikten sonra gerçekleştirilen hacizler sırasında manevi cebirden söz edilemez. Mahkemece, belirtilen ilkeler gözetilmeksizin, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.