Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2015/1140 E. 2015/2287 K. 17.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1140
KARAR NO : 2015/2287
KARAR TARİHİ : 17.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ….. Köyü çalışma alanında bulunan 1763 parsel sayılı 11.284,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1994 yılından beri …’nın kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ………………, taşınmazın kendi kullanımında olduğu iddiası ve beyanlar hanesinde adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın çekişmeli taşınmaz üzerinde asli zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun değildir. Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesi ile 6831 sayılı Yasa’nın 20.6.1973 tarihli Kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun’un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu maddenin amacı kadastro sırasında taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesidir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen zilyet olarak kullanan kişilerdir. Dosya kapsamından taşınmazın önceki zilyedinin davalı … olduğu ancak 07.07.2011 tarihli “tutanaktır” isimli belge ile kadastro tespiti öncesi dönemde kullanım hakkının davacı şirkete devredildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Milli Emlak Müdürlüğünün 18.12.2012 tarihli yazı cevabı ve ekindeki belgelerle de taşınmazın kadastro tespitinden önceki son fiili kullanıcısının davacı şirket olduğu sabittir. Esasında bu durum mahkemenin de kabulündedir. Yukarıda da açıklandığı gibi 3402 sayılı Yasa’nın Ek-4. maddesinde, taşınmazı fiilen kullanan lehine zilyetlik şerhi verileceği düzenlenmiştir. Taşınmazın mülkiyeti Hazineye aittir. Mülkiyet davalı …’da olmadığına göre adı geçen davalının devrettiği kullanım hakkının zilyetliğin devri olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.