YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2278
KARAR NO : 2015/793
KARAR TARİHİ : 21.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Katılan 2009 yılı içerisinde sanık …’in kullandığı araç ile kendi aracının çarpışması sonucu oluşan hasar bedelini giderebilmek için sanık ile anlaşarak olay mahallinde sanığa 1.000 TL’lik senedi imzalayarak verdiği, ancak sanığın bu senet üzerinde tahrifat yaparak 11.000 TL bedelli olarak …İcra Müdürlüğünün 2009/4554 esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibine konu ettiği, bu suretle sanığın hileli hareketlerle katılan aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında suça konu senedin eniştesi…tarafından yazıldığını belirtmesi karşısında …’un tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve senet bedelinin yazı ile yazıldığı kısmın sonradan eklenip eklenmediği araştırılıp belirlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.