Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/2308 E. 2015/796 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2308
KARAR NO : 2015/796
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın suç tarihinde kaldırımda yürüyen mağdurun yanına yaklaştığı ve ani bir hareketle yerde bulunan bir şeyi alır gibi yaptığı ve mağdura yerde bir cüzdan bulduğunu söylediği, bulduğunu iddia ettiği cüzdanı mağdurun gözü önünde açtığı ve içerisinde bulunan paraları ve suçun işlenmesinde kullandığı bileziği mağdura gösterdiği, mağdurun cüzdanı sahibini bulup vermeyi teklif etmesi karşısında, cüzdanın bulunmasında mağdurun da katkısının bulunduğu imajı yaratmak için cüzdanı birlikte bulduklarını ve içindekileri birlikte bölüşeceklerini söylediği, mağdurun kabul etmemesine rağmen bir şekilde mağduru paylaşmaya ikna ettiği, paylaşma sırasında mağdurda güven duygusu uyandırmak amacıyla bileziği mağdura vermeyi teklif ettiği, bileziğin 800-900 TL değerinde olduğunu söyleyerek mağdura üzerinde bulunan para miktarını sorduğu, mağdurun 300 TL’sinin bulunduğunu söylemesi üzerine yine mağdurun iradesini fesada uğratacak şekilde 300 TL vermesi halinde 800-900 TL civarında olduğunu söylediği bileziği mağdura vereceğini söylediği, mağdurun da buna rıza göstererek sanığa 300 TL’yi verdiği ve olay yerinden ayrıldıkları, mağdurun bileziği bozdurmak amacıyla kuyumcuya götürdüğü ve bileziğin sahte olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanığın hileli hareketlerle mağdur aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edildiği olayda, sanık ve mağdur beyanları, teşhis tutanağı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.