YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1443
KARAR NO : 2015/2897
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur …’ın …Tekstil şirketinin hissedarı ve müdürü olduğu, şirket faaliyeti kapsamında …’e ait iş yerini kiraladığı, bu iş yerinin personel ve finans müdürü olarak görev yapan sanığın suç tarihinde iş yerinin bahçesinde bulunan ve kiralama sözleşmesi kapsamı dışında kalan, …’e ait demir hurdaları, …’in bilgi ve rızası dışında 960 TL karşılığında hurdacıya satmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, failin kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerekmekte olup, sanığa teslim edilmiş bir mal bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabule göre de,
a)sanık hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan hükmolunan temel hapis cezasının tayininde uygulanan yasa numarasının yanlış yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde “60 gün” olarak tayin edilmesi,
c) TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkrasında gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.