YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/47158
KARAR NO : 2015/37431
KARAR TARİHİ : 22.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı Asil … geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalıyla 04.12.2010 tarihli hukuki danışmanlık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme ile davalı lehine ve aleyhine takip edilecek davalar için avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince avukata ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı lehine takip ettiği … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/467 E sayılı dosyasının karar celsesine katıldığında, davalı tarafından başka bir avukatın aynı dosyaya görevlendirildiğini, ancak bu hususa muvafakat etmediğini bildirdiğini, akabinde davalı tarafından haksız yere azledildiğini, …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … E sayılı dosyasından kendisine ödenmesi gereken akdi ve karşı yan vekalet ücretlerinin tahsili amacıyla …İcra Müdürlüğünün…sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptaline ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının alacaklı vekili sıfatı ile tahsil ettiği paraları icra dosyalarına bildirmediğini, dava ve icra doyalarının takibinde görevini gereği gibi yerine getirmediğini, dosyaların işlemsiz bırakıldığını bu nedenle davacıyı haklı olarak azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne itirazın iptali ile takibin asıl alacak 27.558,94TL ve 414,52TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, vekalet ücretinin tahsiline yönelik itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, azlin haksız olduğu, vekillik görevinin tam olarak yerine getirildiği ve karşı yana yükletilen vekalet ücretinin bu aşamada talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve takibin 27.558,94TL asıl alacak ve 414,52TL işlemiş faiz yönünden devamına karar verilmiştir.
Avukatın, vekil olarak borçları Borçlar Kanununun 389. ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, adı geçen Kanunun 390. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özenle ifa etmekte yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. “Özen borcu” ile ilgili Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde mevcut olan, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, Borçlar Kanununun 390. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir. Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. … Birliği Meslek Kurallarının 36.maddesinde “Bir anlasmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatısan öbür tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz” hükmü düzenlenmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin 13.06.2013 tarihli azille sona erdiği anlaşılmaktadır. Davacı avukat, azlin haksız olduğunu ileri sürerken davalı ise azlin haklı olduğunu savunmaktadır. O halde taraflar arasındaki uyuşmazlık, azlin haklı olup olmadığı ile ilgili olup, ancak bunun sonucuna göre davalının vekalet ücreti ödemekle yükümlü olup olmadığına karar verilebilecektir.
Davalı taraf, davacı avukatın işini gereği gibi takip etmediğini, özenli davranmadığını ve azlin haklı olduğunu savunmuştur. Bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacı avukat sözleşme kapsamında vekillik görevini tam olarak yerine getirmiştir. Bu durumda azil haksız olup davacı vekalet ücretini ve karşı yana yüklenen vekalet ücretine hak kazanır. Azlin haksız olduğunun kabul edilmesine rağmen alacağın henüz tahsil edilmemesi nedeniyle karşı yan vekalet ücretinin talep edilemeyeceğinin kabulü doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; mahkemece, azlin haksız olduğu ve davacının vekalet ücreti ile birlikte karşı yana yüklenen vekalet ücretini de talep edebileceği kabul edilip karşı yana yüklenecek vekalet ücretinin hesaplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 1.431,57 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, 22/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.