YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17632
KARAR NO : 2015/217
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalının imzasını inkar etmediği bila tarihli mutabakat belgesinde 23.07.2011 tarihi itibarıyla davalının davacıya 17.700 TL. borçlu olduğu belirtilmiş, davacı da anılan belgeye dayanarak 15.000 TL. asıl alacak olmak üzere toplam 15.784,11 TL. alacağın tahsili için 22.02.2012 tarihinde dava konusu icra takibini başlatmıştır.
Hükme esas alınan 29.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda, davalının mutabakatta belirtilen 23.07.2011 tarihinden sonra, 03.08.2011 ile 10.04.2012 tarihleri arasında davacıya toplam 18.829 TL. ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Raporda belirtilen ödeme tarihlerinden bir kısmı takipten önce, bir kısmı ise takipten sonra ancak davadan öncedir. Hal böyle olunca davacının, dava konusu icra takip tarihinden önce ödenen miktar yönünden davalı aleyhine icra takibi yapmasında kötü niyetli olduğu gözetilerek, bilirkişi raporuna göre tespit edilecek bu miktar üzerinden İİK.nun 67. maddesi uyarınca davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile, dava konusu icra takibine konu borcun tamamının dava tarihinden önce ödendiği saptanmıştır. Bu durumda, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından ve mahkemece dava şartı olan hukuki yararın resen gözetilmesi gerektiğinden, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddiyle davalı yararına tarife hükümleri uyarınca vekalet ücetine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,istek halinde peşin harcın iadesine, 14.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.