YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27448
KARAR NO : 2015/25465
KARAR TARİHİ : 04.09.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka şubesinden kredi çektiğini, kredinin kullanımı nedeniyle davalı banka tarafından masraf adı altında kesinti yapıldığını, bu yapılan kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kendisinden haksız yere kesinti yapılan 2.855 TL nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.255 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davanın dava dilekçesinde 2.855 TL.nin tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 2.255 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12.maddesine göre; “ (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” Buna göre reddedilen kısım için yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine 600 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken
davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasının 4-b bendinde yer alan “Davalı vekil ile temsil olunmuş ise de dosya kapsamına göre davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için 600 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 4.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.