Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/1924 E. 2015/885 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1924
KARAR NO : 2015/885
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde sanığın, yolda yürümekte olan katılanlara… stadını sormak bahanesi ile yaklaşarak, katılanlara …alt yapı takımında oynadığını, isterlerse kendilerinin … tesislerine gelerek deneyip takıma alabileceğini, bunun için nasıl koştuklarını görmesi gerektiğini söylüyerek katılanların koşmasını istediği, koşu sırasında düşürmemeleri için de değerli eşyalarını ve cep telefonlarını bırakmalarını telkin ettiği, bunun üzerine katılanlardan …’nın cep telefonunu, …’ın ise cep telefonunu ve saatini, yere koydukları sırt çantasının yanına bırakarak koşmaya başladıkları, o sıra elindeki telefonu ile dakika tutan katılan İbrahim’in de sanığın yönlendirmesi ile telefonunu sanığa verip arkadaşlarının peşinden koşmaya başladığı, katılanların uzaklaşması sonucu ise sanığın 3 adet cep telefonu ve bir adet saati alarak olay yerinden uzaklaştığı şeklinde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, katılanları koşturması nedeni ile bıraktıkları 3 adet telefon ve bir adet saati alarak uzaklaşması şeklinde sübut bulan eylemi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/06/2012 tarih ve 2011/15-440 esas, 2012/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere, zilyetliğin devredilmemiş olması nedeniyle TCK’nın 141/1. maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de,
TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca; 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.