YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11794
KARAR NO : 2015/12186
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vakfın dağılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vakfın amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini ileri sürerek vakfın dağılmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. HMK.nun 294.maddesinin 3. fıkrasında ise “hükmün tefhiminin herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle hükme bağlandığından; sonradan yazılan gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması, 10.04.1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mutlak bozma nedenidir.
Somut olayda, taraflara tefhim edilen kısa kararda “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 116. maddesi uyarınca ….’nın dağılmasına (sona ermesine), … Vakfın sona ermesi halinde vakfın borçlarının ödenmesinden sonra kalan kısmın ödedikleri aidatlarla orantılı olarak vakıf üyelerine dağıtılmasına,” denildiği halde gerekçeli kararda “4721 sayılı TMK’nun 116. maddesi uyarınca ….’nın dağılmasına (Sona ermesine), … Vakfın sona ermesi halinde vakıf senedinin 35. maddesi uyarınca mal varlığının borçları ödendikten sonra kalan kısmın ödedikleri aidatlarla orantılı olarak vakfın üyelerine ödenmesine,” şeklinde hüküm kurularak çelişki yaratıldığından, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmak olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.