Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/6381 E. 2016/5072 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6381
KARAR NO : 2016/5072
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili üniversitenin 2009 yılı hesaplarının… Başkanlığınca yapılan denetlenmesinde Üniversiteleri ile… Belediye Başkanlığı arasında 16/03/2005 tarihinde yapılan protokolün 2.maddesi gereğince … Kampüsünün kanalizasyonundan akacak olan atık su bedelinin ücretlendirileceğinin karara bağlandığını, yapılan inceleme neticesinde kampüs kanalizasyonuna Kredi Yurtlar Kurumunun atık suyunun da akıtıldığının belirlendiğini, tespit edilen atık su miktarının %40’ına denk geldiğini, bu tespite göre üniversitenin 2009 yılı için… Belediye Başkanlığına ödediği 200.000,00 TL’nın %40 olan 80.000,00 TL’sini Kredi Yurtlar Kurumu tarafından ödenmesi gerektiğini, bunun üzerine Kredi Yurtlar Kurumundan bu paranın talep edildiğini, ancak davalı tarafından olumsuz yanıt verildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yerleşim yeri… olduğundan yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, zamanaşımı süresinin geçtiğini, hiçbir rapora dayanmayan % 40 bedelin hukuki dayanağının bulunmadığını, atık su bedelinin çevre temizlik vergisine tabi olduğunu, bu nedenle KYK vergiye tabi olmadığını, Sayıştay raporunun bağlayıcı bir tarafı olmadığını, ödeme tarihinden faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davalının ödemesi gerekli atık su miktarı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile132.6848,34 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; davacıya ait kampüs alanında bulunan davalıya ait yerleşkenin atık su miktarından sorumlu olup olmadığı ve hangi orandan sorumlu olduğuna ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; … Başkanlığının denetleme raporundaki davalının davacı tarafından Belediye Başkanlığına protokol gereği ödenen atık su bedelinden % 40 oranında sorumlu olduğunun belirlenmesi neticesinde davanın açıldığı, bilirkişiden alınan raporda sadece davalı kuruma ait bina, kişi sayısı, bina alanı esas alınarak atık su bedelinin belirlendiği görülmektedir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
HMK.nun 281.maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalının atık su miktarından sorumluluğun belirlenmediği, kampüs alanı ile birlikte davalı kurum yerleşkesinin birlikte değerlendirilmediği, dava dilekçesinde % 40 oranında talep mevcut olmasına rağmen bu orana ilişkin tespit yapılmadığı, % 40 oranını aşar şekilde hesaplama yapıldığı, sorumluluk ve bedel yönünden mevzuata uygun teknik inceleme yapılmadığı, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, dosyanın konusunda uzman üç kişilik bilirkişi tevdi ile, davacı kurum ile Belediye Başkanlığı arasındaki protokol hükümleri de gözetilerek davalı kurumun atık su miktarından sorumluluğun belirlenmesi, kampüs alanı ile birlikte davalı kurum yerleşkesinin birlikte değerlendirilmesi, davacı kurumun % 40 oranında bedel talep ettiği de dikkate alınarak bu oranın tespit edilmesi ve bu oran aşılmayacak şekilde değerlendirme yapılarak rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.