Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/26794 E. 2016/5424 K. 02.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26794
KARAR NO : 2016/5424
KARAR TARİHİ : 02.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdura ait … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25/10/2013 tarihli raporunda mağdurun hayati tehlike geçirdiği belirtilmekle; mağdurun vücudunun nerelerinde yaralanma oluştuğu, ne ile oluşturulduğu, kaç adet olduğu ve bunların hangisinin ya da hangilerinin yaşamı tehlikeye sokacak ve basit tıbbi tedavi ile giderilecek nitelikte olup olmadığı rapor içeriğinden açık ve net bir şekilde anlaşılamadığından mağdura ait tüm tedavi evraklarının ve raporlarının temin edilerek Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden bu hususlara ilişkin rapor alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/23 Esas – 2013/56 Karar sayılı ilamının sanığın çocukken işlediği bir suça ilişkin olmasına göre, 5237 sayılı TCK’nin 58/5. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçların tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında bulunan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/316 müt. sayılı kararın tekerrüre esas alınıp alınamayacağının adli sicil kaydından anlaşılamaması karşısında, söz konusu mahkumiyet ile ilgili tüm ilamların kesinleşme ve infaz şerhli onaylı örnekleri dosyaya eklenerek sonucuna göre tekerrüre esas olup olmadığının denetime elverişli hale getirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen vekil ücretlerinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde müdafii ücretinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.