YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30887
KARAR NO : 2016/10433
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … hakkında TCK’nin 58. maddesinin uygulanmamış olduğu anlaşılmakla tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Sanık savunmasına, mağdur anlatımına ve raporuna, tanık beyanı ile sanığın ikinci eyleminin silahla yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden silahla yaralamaya teşebbüsten hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından, sanık hakkında kamu davası açılması ve hüküm kurulmasına karşın hüküm fıkrasında sanığın ismi yerine yazım hatası ile “…” yazılması mahhallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğundan, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Oluşa ve tüm dosya kapsamına, olay günü mağdurun alkolün etkisi ile sanığa bıçakla saldırması üzerine araya girenler tarafından mağdurun olay yerinden uzaklaştırıldığı, kısa bir süre sonra mağdurun tekrar sanığın yanına gelerek bıçakla ikinci kez saldırması üzerine sanığın mağdurun bıçak olan elini tutarak mağdurla boğuşmaya başladığı sırada bıçağı bırakması amacıyla kolunu ısırmaya çalıştığını ancak yanlışlıkla kulağını ısırdığını savunması, bu savunma karşısında tanık …’nun beyanının ayrıntıdan uzak olduğu anlaşılmakla; mağdur beyanı ve sanık savunması karşısında; tanık …’in yeniden celp edilip ayrıntılı beyanı alınarak sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 25 ve 27 maddelerinde düzenlenen meşru müdafaa ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b) Kabule göre de, Tüm dosya kapsamı gözetildiğinde TCK’nin 29 maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olarak azami oranda indirim yapılmasının hakkaniyete uygun düşeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve E.2014/140 -K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321 maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.